Tarihe ve İnsani Gelişmeye İlham Veren 6 Bilim Kadını

Tarih boyunca çeşitli düzeylerde erkek egemen anlayışa karşı mücadele eden kadınlar, bilimde ve hayatın her alanında  güçlü bir varlık göstermektedir. Birçok önemli buluşa imza atan kadın bilim insanları, akılcılığı ve bilimin gelişmesini teşvik ederken, tabuların da yıkılmasını sağlıyor. 

 Safiye Ali: Türkiye’nin ilk kadın bilim insanı 

 Türkiye, Cumhuriyet döneminde 193

 yılında seçme ve seçilme hakkını elde ettiğinden, kadınların bu dönemden itibaren hayata eşit  olarak  katılmaya başladığı genel  kabul gören bir gerçektir. Ancak Anadolu topraklarında kadının özgür bireyler olarak kendini ifade etmesi ve mücadelesi çok daha eski bir tarihe sahiptir. Safiye Ali, Türkiye’de bilim alanında çalışan ilk kadınlardan biridir. Almanya’da eğitim görmüş olan Safiye Ali, Türkiye’nin ilk  kadın doktoru olarak tarihe geçecek. Tıp eğitimini Türkiye’de alan Müfide Küley ve Hatice Bodur, emekleriyle tarihe geçen ilk Türk kadın doktorlardır. 

 Türkan Saylan: Kardelenlerin Öncüsü 

 Türk bilim insanı denilince akla gelen ilk isimlerden biri hiç şüphesiz  Türkan Saylan’dır. Cüzam doktoru olarak tanınan Saylan, cüzzamla mücadelesinden dolayı Uluslararası Lepra Derneği’nin kurucu üyelerinden biri oldu ve Avrupa Dermato-Zührevi Hastalıklar Akademisi ile Uluslararası Lepra Derneği’ne üye oldu. Tıp dışında devam etmeye kararlı olduğu bir diğer alan da eğitimdir. Özellikle Modern Yaşamı Teşvik Derneği çatısı altında kız çocuklarının eğitimine büyük katkı sağlayan Saylan, eğitim alanındaki çalışmalarıyla büyük beğeni toplayan Uluslararası Gandhi Ödülü’nü de aldı. Mücadeleci kimliğiyle Türk kadınına rol model olan Türkan Saylan, hem bilimde hem de toplumda derin izler bırakan bir isim olmayı başardı. 

 Halide Edip Adıvar: Türk edebiyatının öncüsü 

 Sosyal bilimler alanında önemli çalışmalar yapan Türk kadın bilim adamları arasında bir diğer isim de Halide Edip Adıvar’dır. Romanlarında milliyetçilik ve aşk ile kadın psikolojisini konu edinen Adıvar, Türk edebiyatına yeni bir yatak bulması ve realist edebiyat akımının doğuşunda önemli rol oynayan bir aydın olarak öne çıkar. Siyasi arenada da aktif olan Adıvar, akademik kimliğini bilime katkısını ölümüne kadar sürdürdü. 

 Afet İnan:  Cumhuriyet Kadını 

 Cumhuriyet’in Eğitimli Kadınlarıyla Eşit Vizyon İhtiyacı Mustafa Kemal Atatürk’ün evlatlık kızı Afet İnan, esas olarak Cumhuriyet’in tarih anlayışının şekillenmesine yaptığı katkıyla öne çıkıyor. Türk Tarih Kurumu’nun kuruluşunda da yer alan ve birkaç yıl ikinci başkanlığını yapan Afet İnan, Türkiye’de sosyal bilimleri ve özellikle tarih yazıcılığını gelişimini ömrünün sonuna kadar sürdürdü. Teknoloji ve bilimsel bilginin gelişmesiyle birlikte bilim alanında birçok yeni çalışma yapılsa da kadınlar  bu çalışmalarda hala önemli bir rol oynamaktadır. Türk kadın bilim insanları küresel çapta yaptıkları çalışmalarla bilime önemli katkılar sağlamaya devam ediyor. 

 Marie Curie: Nobel 

‘ü kazanan ilk kadın mucit Dünya bilim tarihinde kadınlara bakıldığında akla gelen ilk isimlerden biri şüphesiz Marie Curie’dir. Polonyalı kimyager ve fizikçi Marie Curie ya da ilk adıyla Maria Salomea Skłodowska,  Nobel Ödülü alan ilk kadın olarak tarihte çok özel bir yere sahip. İki farklı alanda radyoaktivite üzerine yaptığı çalışmalardan dolayı Nobel Ödülü kazanan Curie,  Nobel Ödülü’nü kazanan ilk kadın ve iki kez kazanan ilk kişi olarak  tarihe geçecek. Kadın mucitler arasında çok özel bir yere sahip olan Marie Curie, erkek egemen bir toplumda inatla mücadele eden ilham verici bir figür olarak büyük bir üne sahiptir. Bilimsel çalışmalarına devam ederken evli ve çocuk sahibi olan Curie, hem özel hayatını hem de bilimsel faaliyetlerini başarıyla sürdürdü. 

 Radyoaktivite üzerinde çalışan Curie, çok geçmeden radyoaktif ışınların kimyasal bileşiklerden değil, atomların farklı özelliklerinden kaynaklandığına dair ilk gözlemi yaptı. Bu önemli keşfin Fransız Bilimler Akademisi’ne sunulması çok önemli. Ancak bir sorun vardır: Marie Curie veya herhangi bir kadın Akademi’ye üye olamaz. Aslında bir kadının Fransız Bilimler Akademisi’ne üye olması bir yana sunum yapması bile mümkün değil. Bu nedenle bu keşif, Curie’nin daha önce tanıştığı ve bilgisine sık sık başvurduğu, Akademi’nin tanıdığı bir bilim adamı olan Antoine Henri Becquerel tarafından Akademi’ye sunuldu. 

 Araştırmalarına devam eden Marie Curie, uranyumdan 900 kat daha güçlü bir element olan radyumu keşfeder ve bilimin ve tarihin akışını değiştiren bir keşifte bulunur. Fiziğin mekanik ilkelerini kökten değiştiren bir buluşa imza atan Curie, nükleer enerjinin ortaya çıkmasıyla kimyada yeni bir devrim başlatır. Tarihe “radyoaktif” terimine adını veren bilim adamı olarak  geçen Curie, erkek egemen toplumsal yapının baskılarıyla sürekli mücadele etmekte ve büyük bilimsel keşifler yapmaktadır. Yaşadığı zorluklar karşısında yılmayan ve adını bilim tarihine altın harflerle yazan Curie, dünya kadınları için son derece özel bir model olma yolunda ilerliyor. Hayatını aşkla ilgili bilimsel araştırmalarda çalışarak geçirdiği radyoaktif elementler bir noktada tükenmeye hazırlanır ve Marie Curie kansere yakalanıp ölür. Albert Einstein,  o zamana kadar, şöhretin ona zarar veremeyeceği kadar ünlü olmasına rağmen, Marie Curie’nin dünyadaki tek insan olduğunu söyledi. 

 Ada Lovelace: Bilgisayar Programcılığının Öncüsü 

 Ünlü İngiliz şair Lord Byron’ın kızı Ada Lovelace, bilgisayar programlamanın öncüsü olarak tarihe geçen bir bilim insanı olur. 19. 21. yüzyılda, dünyanın her yerindeki kadınlar araştırmaya veya tartışmaya hoş gelmiyor. Bu nedenle Ada Lovelace, tıpkı Marie Curie gibi, erkek egemen bir toplumda anlama baskısıyla mücadele etmek zorunda olduğu bir hayat yaşıyor. Lovelace’in 18

2’de Profesör Charles Babbage yönetiminde yazdığı makalesi ilk bilgisayar programı olarak kabul edilir. Günümüzde bambaşka bir gelişme düzeyine ulaşan bilgi teknolojisinin temellerini atan Lovelace, bilim tarihine geçecek. İlham veren çalışmalarıyla tarihe geçen Lovelace, ABD Savunma Bakanlığı için Ada bilgisayar diline de ilham kaynağı oldu. 2012’de Google, Ada Lovelace’e bir Doodle adadı. Doodle’da Lovelace, bilgisayarın evrimini açıklayan bir formülle çalışıyor. 

 Bilimsel bilgi, insan gelişiminin en büyük itici gücüdür. Hem bilim alanında hem de hayatın her alanında  varlığını gösteren kadınlar, hem insanlığın hem de kadın haklarının gelişmesinde çok önemli rol oynamaktadır. Araştırmanın erkeklerin tekelinde olmadığını açıkça kanıtladıktan sonra, bilimdeki kadınlar her yaştan kadına ilham vermeye devam ediyor.

 

administrator

Related Articles

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir